2016年02月

2016年春夏期のタタール語講座が開催されます。
トルコと同様、テュルク諸語の一つであるタタール語を学ぶ講座です。日本との歴史的関係も深い、タタールの言葉と文化に触れてみましょう。新規タタール語講座ではアブデュルレシト・イブラヒムの旅行記の読解をしていきます。
【日にち】毎週火曜日 全12回・各回90分 19:00〜20:30
【中級】2/23, 3/8, 3/22, 4/19, 5/17, 5/31, 6/14, 6/28, 7/12, 7/26, 8/16, 8/30
【初級】3/1, 3/15, 4/12, 5/10, 5/24, 6/7, 6/21, 7/5, 7/19, 8/2, 8/23, 9/6
【場所】ユヌス・エムレ インスティトゥート東京
〒105-0011 東京都港区芝公園3-4-30 6階
交通:地下鉄 赤羽橋・神谷町・御成門 各駅下車徒歩8分
【受講料】一般24,000(学生18,000)テキスト代として初回に別途2,000円が必要です。
【お問合せ・お申込み】ユヌス・エムレ インスティトゥート東京
TEL:03-6452-9258
tokyo@yunusemre.or.jp
0207訂正Tatarca (2016 Bahar)

DSC00521
DSC00542
DSC00541
DSC00527
DSC00547
IMG_8167


第24回 国際交流IN せたがや 2016
主催:創立30周年 世田谷海外研修者の会
共催:(公財)せたがや文化財団生活工房
協力:駐日大使館
各国ブース アトラクション お茶席 和紙工芸 折り紙 風船 着物 他
昨年の交流会の様子

☆ 日 時 平成28年2月20日(土)(受付 12:30〜13:00〜16:00)
☆ 会 場 世田谷文化生活センター 生活工房(キャロットタワー4F)

           〒154ー0004 東京都世田谷区太子堂4−1−1
☆ 参加費 1000円 中学生以上(スナック&ドリンク付)
☆ お問合せ 及び 申し込み
   田中 智恵子 TEL(03-3422-4406)
   津森 幸枝 TEL FAX(03−3324−1408)
    e−mail      ginzasen@tkg.att.ne.jp
☆ 地下駐車場あり(300円/30分)


スキャン 12
IMG_2918
IMG_1245
IMG_2913
IMG_2909
IMG_1224
スキャン 6
スキャン 7


 


19世紀中頃、アジアの東にある日本は苦しい時代を過ごしていた。
一方で良くならない経済状況、他方で農業、商業及び工業の分野で出遅れており、また一方で欧米諸国から次第に高まる圧力に対抗する力が残っていない兵力と首都京都に住みながら、実際は権力を持たない天皇。1868年に全てが変わった。孝明天皇の次男である明治天皇の即位と同時に日本の一つの時代は終わり、新しい時代が始まった。

19. y.y. ortalarında Asya'nın doğusundaki Japonya sıkıntılı yıllar yaşamaktadır.
Bir yandan iyiye gitmeyen ekonomik değerleri tarım, ticaret ve sanayi alanındaki geri kalmışlık, öbür yanda batılı ülkelerin giderek artan baskılarına daha fazla direnecek gücü kalmamış bir askeri yönetim ve başkent Kyoto'da oturan, ama yetkileri elinden alınmış bir İmparator.
1868 yılında her şey değişti.
İmparator Komei'in 2.oğlu Meiji tennou'nun tahta çıkmasıyla beraber Japonya'da bir devir kapandı, yeni bir devir başladı.


Merthan Dündar: 1868年明治時代の始まりとともに日本では権力が幕府から天皇へと移管されたため権力集中が確保できた。中央集権と同時に、情報、軍事、貿易等多くの分野で日本は欧米諸国の水準まで達した。欧米諸国の水準まで達してから、日本は周辺諸国で起きていることを理解するために、アジア大陸、ヨーロッパ、アメリカへ調査団を派遣し、周辺諸国での情報収集につとめた。

Merthan Dündar: ''1868'de Meiji devrimi başlamasıyla Japonya'da güç, feodal beylerden İmparatora geçmiş ve bu sayede merkezi bir idare sağlamıştır. Merkezi bir idarenin sağlanmasıyla beraber, ilmi, askeri, ticari bir çok konuda Japonya batılı devletler seviyesine ulaşmıştır. Batılı devletler seviyesine ulaştıktan sonra, Japonya çevresinde ne olup bittiğini anlayabilmek için, Asya anakarasına, Avrupa'ya, Amerika'ya bir çok gözlemciler göndererek  çevresinde olup biteni anlamaya çalışmıştır''.

初めての日本・トルコ両国関係としては、小松宮彰仁親王が1887年にイスタンブール到着により始まった。当時のオスマン帝国アブデュルハミト2世は、世界の世論で「アジアの昇る星」と理解され始めた日本との関係を発展と小松宮彰仁親王の訪問の返礼として1889年7月14日にエルトゥールル号を609名の乗組員と共に日本へ派遣する。軍艦は老朽化が進んでいた。それにも関わらず、道中で起こる困難に立ち向かっていた。まず、エジプトで技術的不具合で1ヶ月を要した軍艦は、ムンバイ、シンガポール、香港の様な港に寄りながら1890年6月初めに日本に到着する。

İlk Türk-Japon ilişkileri ise, Japon İmparatoru Meiji'nin amcası Prens Komatsu'nun 1887'de İstanbul'a gelişiyle başladı. Dönemin Osmanlı İmparatoru 2.Abdülhemid dünya kamuoyunda Asya'nın yükselen yıldızı diye anılmaya başlayan Japonya ile ilişkilerin geliştirilmesi ve Prens Komatsu'nun ziyarteinde bir jest ve karşılık verilmesi düşüncesiyle 14 Temmuz 1889'da Ertuğrul Fırkateynini 609 kişilik mürettebatı ile Japonya'ya gönderir. Gemi hayli bakımsız ve yorgundur. Yine de yol boyu karşılaştığı sıkıntılara göğüs germeyi başarır. Önce Mısır'da teknik arızalardan dolayı 1 ay kalan gemi, Bombay, Singapur, Hong Kong gibi limanlara da uğrayarak 1890 yılın Haziran ayı başında Japonya'ya ulaşır.

Prof.Dr. Tsutomu Sakamoto: 日本人の本当の意味でトルコを認識したのは1890年に発生したエルトゥールル号遭難事件からである。オスマン帝国アブデュルハミト2世は軍艦エルトゥールル号を日本へ派遣した。しかし残念なことに日本で発生した台風の結果船は沈没した。

坂本 勉教授: ''Japonların gerçekten Türkiye'yi tanımaları 1890'da meydana gelen Ertuğrul faciasından sonra olmuştur. Osmanlı İmparatoru 2. Abdülhemid donanmadan Ertuğrul gemisini Japonya'ya göndermiş, ama maalesef Japonya'da meydana gelen bir tayfun neticesinde gemi batmıştır''.

夏の間続いた様々な歓迎会や謁見を終えて出航したエルトゥールル号は、1890年9月16日に帰航途中嵐に耐えることは不可能だった。荒れ狂う波の間で岩場へ進んでいた船は1890年9月16日南日本の和歌山県紀伊大島の串本村の近くで沈没する。

Yaz boyunca süren çeşitli ağırlamalar ve görüşmelerin sonrasında yola çıkan Ertuğrul, 16 Eylül 1890'da dönüş yolculuğuna başlar. Ama limandan ayrılmasının üzerinden çok geçmeden fırtınaya yakalanır. Yaşlı geminin bu fırtınaya direnmesi mümkün değildir. Azgın dalgaların arasında kayalıklara doğru sürüklenen gemi 16 Eylül 1890 tarihinde güney Japonya'nın Wakayama ilinin Ooshima adası açıklarında Kushimoto köyü yakınında batar.


岩谷周三氏: 生存者が見つかったことは、灯台がそこに有ったからだろう。灯台の近くに行った時に、顔が違う人間が海から出て来たところを見たのだ。まずは、一人、二人、三人と海から出て来たところを見た。これを見たところそこで非常悪いことが起きたことを理解した。少しずつ生存者の数が増えはじめた。独りでは救助することが出来なかったため協力して海から引き上げた人々を近くにある神社に運んだ。

İwatani Shuzo: ''Kazazadeleri bulmaları deniz fenerinin orda olmuştur. Deniz fenerinin yanına gidildiğinde yüzleri farklı olan insanların denizden çıktığını görmüşler. Önce bir kişiyi, iki kişiyi ve üç kişinin denizden çıktığını görmüşler. Bunu görünce orda çok kötü bir şey olduğunu anlamışlar. Yavaş yavaş kazazadelerin sayısı artmaya başlamış. Tek başlarına kurtaramayacakları için birlik olmuşlar ve denizden çıkardıkları insanları yakınlarındaki tapınaklara götürmüşler''.

串本村民: (聞いた話し)畑に行く時大きな体の人間に出くわし、その手を引っ張りここに連れてきた。ここで船を見た。そして村人に助けを求めた。言葉が分からないため身振り手振りで理解しあった。彼を引っ張りここに連れてきた、遺体を方に載せて運んだ。

Kushimoto köyü sakini: '' Tarlaya giderken iri vücutlu biri karşısına çıkmış, onu çekmiş ve buraya getirmiş. Burda gemiyi görmüşler. Sonra köylülerden yardım istemişler, dil uyuşmadığı için el kol hareketleri ile anlaşmışlar. Onu kolundan çekip buraya getirmiş, ölüleri omuzlarında taşımışlar''.


Bir yüzyıla neler sığdırdı Muazzez İlmiye Çığ?

 "YAŞAMA DÜNYA SAVAŞI İLE GÖZÜMÜ AÇTIM"
 
- Muazzez İlmiye Çığ: Bir yüzyıla neler sığmadı ki.. Bazen düşünüyorum, bu uzun yıllar içinde hiç boş geçirdiğim gün olmadı. Yaşama Dünya Savaşı ile gözümü açtım. Arkadan yokluklar, acılar, göçmenlikler, savaşın bitmesi ve Cumhuriyetin başlaması sevinci...
Çorum’da başladığım ilk okul ile Bursa’da Öğretmen okulunu bitirerek ilk eğitim devresini tamamladım, yıl 1931. 4.5 yıl Eskişehir’de ilk okul öğretmenliği. Son derece canlı, hareketli, sevinçli geçen yıllar. Çünkü bütün devrimlerimiz halkımız tarafından gürültüsüz patırtısız kabul edilmişti. Arkadan Üniversite Eğitimi Dil ve Tarih-Coğrafya fakültesinde 4 yıl, İstanbul Arkeoloji Müzesine geçiş yıl 1940. Müzede hummalı çalışmalar, bir taraftan tabletler düzenleniyor, bir taraftan kitaplar makaleler yazılıyor. Bu arada iki çocuk da yapıp büyütüyorum..Müzede planladığımız iş bitiyor. 33 yıl geçmiş emeklilik başladı. Yazılara, kongrelere devam...
Bu kez Atatürk’ün istediği doğrultuda Sümerliler hakkında öğrendiklerimi halka dönük kitaplar halinde yazdım. Son olarak Atatürk’ün istediği şekilde Sümerlilerin Türklerin bir kolu olduğunu kanıtlayan bir kitap yazarak bu işi sonlandırdım. Çağrılan her yerde konuşmalar yaptım ve yapıyorum. Dış ülkelere pek çok gezi yaptım. İş gezilerim oldu. Bu arada çocuklarımın ve kendi giyeceklerimi, diktim, örgüler yaptım. Yüzyıl dopdolu geçti. Sıkılmaya bile vaktim olmadı...
Cumhuriyetle büyüyen modern Türk kadınına en güzel ve çok kıymetli bir örnek oluşturuyorsunuz.

Kadınlarımız Cumhuriyetin değerini biliyor mu sizce?
 
"TEPKİ GÖSTERİLECEK PEK ÇOK KONUDA OKUMUŞ KADINLARIMIZ SUSTU"
 
-Muazzez İlmiye Çığ: Kadınlarımız bu 80-90 yıl için akıl almayacak kadar bilimden, sanata, medyadan, ticarete her alanda çok büyük başarılar gösterdi, gösteriyor. Çok mutluyum. Bizlere altın tepsi içinde verilen hakların değerini pek bilemedik. En büyük eksiğimiz tepki gösteremedik. Bugüne kadar pek çok tepki gösterecek konular oldu, ne yazık ki , okumuş kadınlarımız sustu. Son zamanlarda köylü kadınlarımızın tepkisini gördükçe çok mutlu oluyorum.
 
"TÜRKLÜK ÜZERİNDE ÇALIŞACAK UZMANLAR YETİŞTİRİLECEKTİ''
 
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Atatürk'ün adını koyduğu ve özel görev yüklediği bir bilim merkezi ve siz buradan mezunsunuz? Atatürk'ün buraya yüklediği özel görev neydi?
 
- Muazzez İlmiye Çığ: Atatürk'ün Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesini kurmasının nedeni, o zamana kadar hiç araştırılmamış bir konuyu Türk tarihi, dili ve kültürünü araştıracak uzmanlar yetiştirmek içindi. Bunların araştıracağı Türklerle ilgili bütün milletlerin dilini ve kültürünü bu fakülteye bölüm olarak koydu. Bunlar: Çin, Hind, İran, Rus, Macar. Arap, Yunan, Latin, Hitit, Sumer , Arkeloji, Antropoloji , Genel Tarih ve Coğrafya Bölümleri.
Ayrıca burada yetişeceklere destek olacak Tarih ve Dil Kurumları ile Türklük üzerinde çalışacaklara paket bir program hazırlanmıştı.
 
"EĞİTİM, VERİLEN ÜRÜNLE BELLİ OLUR"
 
Tarihe büyük önem veren Ata'nın arzu ettiği eğitim bugün istediği şekilde veriliyor mu?
 
- Muazzez İlmiye Çığ: Bizim zamanımızda yetişen bazı bölümlerdeki arkadaşlardan iyi kitaplar yazanlar oldu. Ama şimdi eğitimin nasıl olduğunu bilmiyorum. Eğitim verilen ürünle belli olur.. Medyanın da ilgisi olmalı yapılan ve yapılmayanlara. Bazen çok önemli doktora tezleri oluyor. Bunlar yayınlanmıyor. Ama haber olarak verilebilir, böylece hem çalışan onurlandırılır, hem de halkımızın yapılanlardan haberi olur kanısındayım.
 
TÜRK KÜLTÜRÜNE BENZEMESİ BENİ ÇOK ETKİLEDİ
 
Neden Sümerler? Sümerlerde sizi en çok etkileyen ne oldu?
 
- Muazzez İlmiye Çığ: Çünkü Dil ve Tarih-Coğrafya fakültesine ilk başvurumda bu bölüm önerildi, ne olduğunu bilmeden kabul ettim ve Alman öğretmenlerin önderliğinde yaptığım çalışmalar bana bugünleri kazandırdı. Ben daha çok Sümer kültürü üzerinde çalıştım.
Beni en çok etkileyen Sümer kültürü ile Türk kültürü arasında yazılı belge bakımından büyük bir zaman aralığı ve yer bakımından aralarında uzun bir açıklık olmasına karşılık yer adları, efsaneler ve geleneklerdeki büyük benzerlikler yanında bir çok kelimelerin anlam ve ses bakımından Türkçeye uyması.
 
"SÜMEROLOJİ BÖLÜMÜNDEN 70 YILDAN BERİ SES YOK"
 
Son Sümer Kraliçesi olarak anılıyorsunuz. Bu konuda yetişen isimler arasında çalışmalarıyla sizin takdirinizi kazanan başka Sümerologlar var mı?
 
- Muazzez İlmiye Çığ: Sümer Kraliçesi adı bir belgeselde söylendi, ben asla istemedim ama söylüyorlar. Ne yazık ki, Sümeroloji bölümünden 70 yıldan beri bir ses yok. Ne yaptıklarını bilmiyorum. Benimle de hiçbir ilişkileri yok.
Türkmenistan'da, İran ve Azerbaycan'da çalışanlar var. Türkiye’de de oldu ama Sümeroloji bölümünden değildi. Biri Türkolog Prof. Osman Nedim Tuna, diğeri mühendis Ünal Mutlu idi, ikisi de rahmetli oldu. Ben son kitabımda bu çalışmalardan örnekler verdim.
 
Başarınızı neye borçlusunuz, itici gücünüz ne oldu?
 
- Muazzez İlmiye Çığ: Başarımı, önce çalışmama ve ilgime, sonra da babam öğretmen Zekeriya İtil ve annem Hamide İtil ile eşim değerli insan Kemal Çığ’ın yardımları, hoşgörülerine borçluyum.
 
Günümüz eğitim sistemini nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
"DİN YASAĞI İLE SANATA YETENEKLİ ÇOCUKLAR YOK OLUP GİDİYOR"
 
- Muazzez İlmiye Çığ: Günümüzde eğitim sistemi hakkında eğitimci dostlarımdan duyduğum; birkaç türlü eğitim sistemi olmuş: Özel okullar, devlet okulları, İmam Hatipler... İmam Hatipler, din üzerine kurulmuş, eski medreseler gibi aydınlanmaya karşı, ama onun nimetleriyle yaşıyorlar. Bunlar üniversiteye de girebiliyorlar. Üniversitelerde bilim yapılır. Bilim düşünen, araştıran kafa ister, bu gençler böyle yetiştirilmedikleri için ne kendilerine ne de insanlığa yararlı olabilirler. Üstelik bunlar arasında kimbilir ne kadar sanata yetenekli olanlar vardır ama, din yasağı ile onlar da yok olup gidecek. Diğer devlet okullarında yetişen çocukların yazıları çok çirkin, bir konuyu doğru dürüst yazamıyorlarmış, ilgisizlermiş.. Bütün derslerin İngilizce okutulmasına şiddetle karşıyım. Bu yüzden çocuklar Türkçeyi öğrenemiyor, hatta unutuyorlar. İngilizce ayrıca okutulmalı. Ama matematik, fizik gibi dersler Türkçe okutulmalı...
 
"BAŞÖRTÜSÜ BİR DİN KURALI DEĞİL"
 
Okullarda başörtüsü, karma eğitim tartışmaları yine gündemde. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
 
- Muazzez İlmiye Çığ: Okullarda karma eğitimin kalkmasına çok karşıyım. Karma eğitim ile kız ve erkek birbiriyle arkadaş olmaya alışıyorlar. ayrıldıklarında birbirini daha çok ister duruma düşüyorlar. O zaman anormal arkadaşlık ve anormal düşmanlık başlıyor iki cins arasında. Başörtüsü konusuna gelince ben bu konu hakkında çok yazdım, mektuplar gönderdim , ama para etmedi. Ne yazık ki, bütün okumuş kadınlarımız buna karşı sustu. Bu bir din kuralı değil, ama aydınlığa karşı olan siyasetçilerin kadınlar üzerinden amaçlarına erişmek için buldukları bir yol. Kıyafet kanunumuzda laik devletin kurumlarında din kıyafeti ile okuyamaz, çalışamaz. Ama bunu dinleyen kim? Anayasa maddeleri bile hiçe sayılırken...
 
"ÖĞRETMEN BİR İNSAN MÜHENDİSİDİR"
 
Öğretmen bir babanın kızı ve Öğretmen Okulu mezunu bir öğretmen olarak günümüz öğretmen eğitimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Öğretmenler hangi kazanımlara sahip olmalı?
 
- Muazzez İlmiye Çığ: Bizim zamanımızda öğretmen okulları vardı. Orada çocuk psikolojisi okutulurdu, Son sınıfta civar okullara gider, oralarda çocuklara ders verir , ders alırdık. Kanımca öğretmenlik mesleği çok zor. Öğretmen, çocukları sevmeli, öğretmeyi bilmeli. Bu ikisine sahip olmayan öğretmen iyi bir öğretmen değildir. Bir çocuğun başarılı ve başarısız olması genellikle öğretmenin elindedir. O bir insan mühendisidir.
 
"DEVRİMLERİYLE AVRUPA'NIN 400 YILDA YAPTIĞINI 80 YILDA BAŞARDIK"
 
Muazzez İlmiye Çığ'ın gözüyle Atatürk'ü anlatabilir misiniz?
 
- Muazzez İlmiye Çığ: Benim gözümle Atatürk: Tarih boyunca bir eşi bulunmayan bir kumandan, bir siyasetçi , devrimci, sevgi dolu bir baba, bir kardeş,bir arkadaş, bir önder. Bize öyle bir devrim yaptırdı ki, Avrupa’nın 400 yılda yaptığı yenileşmeyi 80 yılda başardık. Aslında Atatürk’ü kelimelerle anlatmak olanaksız bence.
 
"İKTİDAR ELİNDEN GELSE SANATI ORTADAN KALDIRACAK"
 
Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Atatürk, "Devrimler ancak sanatla yürür" diyor. Bugünkü iktidarın sanata ve sanatçıya yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
- Muazzez İlmiye Çığ: Bugünkü iktidar elinden gelse bütün sanatları ortadan kaldıracak. Ama yavaş yavaş... Biliyor ki, birden kaldırsa tepki çok büyük olacak.
 
-Herkesin imrendiği oldukça güçlü bir hafızaya sahipsiniz. Bunun sırrı nedir?
 
- Muazzez İlmiye Çığ: 2 yıl önce kaybettiğim çok sevdiğim kardeşim Prof.Turan İtil’’in Amerika’da yaptığı büyük hafıza araştırması çalışmasına girmiştim. Hafıza güçlendirici ilaçlar vermişti. Belki onun yararı oldu, belki de kendiliğinden iyi idi.
 
"GENÇLER ÇOK ÇALIŞSIN VE ÇOK OKUSUN"
 
Sözcü Eğitim aracılığıyla öğretmenlere ve öğrencilere vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
 
- Muazzez İlmiye Çığ: Öğretmenler, çocukları sevsinler, onlara saygı göstersinler, sabırlı olsunlar, Gençlerimiz de öğretmenlerine saygı göstersinler, Onlardan gerekli bilgileri alabilmek için çok çalışsın ve çok okusunlar...
 
Ayla ÖZDEMİR / ayla@sozcu.com.tr
Sözcü
07.02.2016


uyanin-artik-1394464600

http://www.sozcu.com.tr/2016/egitim/muazzez-ilmiye-cig-imam-hatipler-aydinlanmaya-karsi-ama-onun-nimetleriyle-yasiyor-1079123/

↑このページのトップヘ